Clock

29 Haziran 2010 Salı

SAÇ GÜZELİ YARIŞMASININ KAZANANLARI...

Arkadaşlar burdan bir yarışmadan bahsetmiştim sizlere. Takip etmek istedim sonuçlarını ve ön elemelerinide duyurmuştum. Şimdide bir baktım sonuçları açıklanmış. Kazananlar ve ödülleri de çok güzelmiş sizlerede açıklamak istedim. :)

Kazananlar;






1.Hümeyra Aydoğdu / İSTANBUL

Ödülü: Tints of Nature’dan Paris Seyahati ve Tints of Nature’dan Bir Yıllık Saç Bakımı





2.Aslı Tamtürk / İZMİR Portax Güzeli

Ödülü: Tints of Nature’dan Bir Yıllık Saç Bakımı, Portax’dan İki Kişilik Antalya Tatili, Portax’dan İki Kişilik Sevgililer Günü Yemeği, Portax’dan İki Kişilik İftar Yemeği





3.Öznur Mezgil

Ödülü: Tints of Nature’dan Bir Yıllık Saç Bakımı

Saçlarıma güvenseydim bende katılmak isterdim. Güzel ödüller kazanmışlar. Ben kazananları tebrik ediyorum. Gerçekten güzelmi saçları hepsinin :)

28 Haziran 2010 Pazartesi

SAÇ BAKIM ÜRÜNLERİ FAYDALI MI?


Banyomuzda birçok saç ürünü bulunur. Bunları kokuları ambalajları promosyonları gibi değişik sebeplerden satın alırız. Ancak tüm bu ürünlere neden ihtiyaç duyduğunuzu biliyor musunuz?

Şampuanlar

Şampuansız saçlarınızın nasıl görüneceğini bir düşünün. Havada uçuşan toz toprak içinde kafa derinizin ürettiği yağlarla ve kullandığınız şekillendiricilerle yıkanmamış saçlar matlaşır yağlanır ve hatta kokmaya başlar. Sampuan suyla karışınca köpük üreterek ve yumuşatıcı etki kazanarak ( zengin amonyum sülfat ve sodyum sülfat gibi ) saçlarda ve kafa derisinde oluşan kirleri oluşan yağları ve şekillendiricilerin kalıntılarını ortadan kaldırır.

Yumuşatıcılar yeni katkılarla köpükle durulanır. Köpük kirlerin arındırılması konusunda yardımcı olur. Şampuan tüm kiri yok eder ve saçınızın temiz parlak ve dolgun gözükmesini sağlar.

Kremler

Şampuanlar saçın doğal nemini yok ettiğinden sonrasında krem kullanılmazsa saçlarınız kaba ve kuru kalır. Kremler saça dimentikon ve trisetilmonyum klorit gibi maddelerle katkıda bulunarak doğal yağlanmayı ve yüzeyin pürüzsüz kalmasını sağlar.

Statik yüklenmeyi yayarak saçların dağılmasını dolanmış saçların kırılmasını önler ve saçları yumuşak parlak tutar. Ancak yanılgıya kapılmamak gerekir: Kremler hastalıklı ve hasarlı saçları asla iyileştiremez; çünkü saç canlı bir madde değildir. Kremlerin kullanım yoğunluğu kişisel ihtiyaça göre değişiklik gösterir. Örneğin saçlarınız boyalı kalın telli ve parlaksa ince telli ve özellikle boyasız saçlara göre daha fazla krem gerekebilir.

Şekillendirici ürünler

Bunlar günlük kullanılan ürünler olmamasına rağmen birçoğumuz saçlarımıza istediğimiz şekli verebilmek için bu ürünleri banyomuzda bulundururuz. Şekillendirici ürünler polimer ve reçine gibi maddeler ihtiva ederler ve saça arzu edilen şekli vererek o şekilde kalmasını sağlarlar.

Piyasadaki en yaygın şekillendiriciler katkı maddesi olarak polikuaterniyum PVP ve dimetalaminoetilmetakrilat ihtiva eder. Saç köpükleri jöleli spreyler ve şekillendirici spreyler saçlardaki dolgunluğu bukle ve kıvrımları kontrol ederek bunların kalıcı olmasını sağlarlar.

Bu ürünler şekillendirme öncesinde nemli saçlara uygulanır. Sıkıştırılmış spreyler ve bukle sağlayıcı sıvılar katı jölelere göre daha hafiftir. Dolgunluk ve buklelerin kalıcılığını sağlamak için kullanılırlar. Bu hafif ürünler jöleye göre saçların daha az katı ve doğal hissedilmesini sağlarlar.

Katılaştırıcı ve şekillendirici jöleler köpükler ve sprey ürünleri ile aynı etkiyi sağlamakla birlikte daha ağırdırlar ve daha ziyade katı şekillerin elde edilmesi amacıyla kullanılırlar. Bunlar aynı zamanda anlık şekillendirmelerde veya kuru saçları yeniden şekillendirmekte de kullanılabilirler. Değişik ihtiyaçlara göre formüle edilmiş pek çok çeşit saç bakım ürünü mevcut olduğundan bunlar arasından saç şeklimize ve yaşantımıza en uygun olanını seçmek gerekir.

Bir dahaki saç kestirmenizde ve yeni şekil verdirmenizde yeni görüntünüzü korumada size yardımcı olacak ürünü kuaförünüze danışmalısınız. Bu konuda bir profesyonelden görüş almak mutlaka daha yararlı olacaktır.

21 Haziran 2010 Pazartesi

HANGİ YÜZ ŞEKLİNE HANGİ SAÇ GİDER?


Yeni bir saç kesimi denemeden önce yüzümüzün şekline uygun olup olmadığını kuaförümüzle fikir alışverişinde bulunmalısınız.
Bir kadının saçının güzelliği, saçın kesimiyle doğrudan ilgilidir. Saçını kestirmek isteyen kişinin, tam olarak ne istediğine önceden karar vermesi gerektiğini belirten uzmanlar, "Saçımızı kestirmeye karar vermeden önce ne istediğimizi bilmeliyiz. Saçımız mı ön planda olsun; yoksa yüzümüz mü?" diye karar vermemiz gerektiğini söylüyorlar.

İşte, yüz şekillerine göre ideal saç kesimleri pudra.com'da:

1. Yuvarlak yüz: Dengeli, yumuşak bir yüz yapısıdır. Ancak yüzünüzün yuvarlaklığından şikayetçi iseniz ve görünümünü biraz olsun inceltmek istiyorsanız, saçınızın volümünü yüksek tutacak modelleri tercih etmelisiniz. Böylece saçınız ön planda olacak ve yüzünüzün yuvarlaklığı biraz olsun azalacaktır. Öne doğru kesilmiş tutamlar da yüzünüzü biraz olsun inceltecektir.

2. Kare yüz: Kare yüz yapısı da yuvarlak yüz gibi dengelidir; ancak sertlik ön plandadır. Saç kesiminizin yüz şeklinizi değiştirmesini istemiyorsanız, size en uygun olan model yine kare bir kesimdir. Fakat yüzünüzdeki ifadeyi yumuşatmak istiyorsanız, yuvarlak bir kesim tercih etmelisiniz. Sözgelimi, yuvarlak kesimli bir kahkül ve şakaklarınıza inen saç tutamları yaptırabilirsiniz.

3. Dikdörtgen yüz: Eğer yüzünüzün biraz daha kısa görünmesini istiyorsanız, çene kemiğinizi geçmeyecek şekilde bir kesim yaptırmalısınız. Şakak kemiğini örtecek şekilde kesilen modellerle, daha dengeli ve uyumlu görünen saçlara sahip olabilirsiniz.

4. Enine dikdörtgen yüz: Eğer yüzünüzün biraz daha uzun görünmesini ve şakak kemiklerinizin ön plana çıkmasını istemiyorsanız, uzun modelleri ya da saçlarınıza yukarılarda verilecek volümleri tercih edebilirsiniz. Dikdörtgen şeklinde kesimler ile yüzünüze daha ince bir görünüm kazandırabilirsiniz.

5. Ters üçgen yüz: Böyle bir yüz şekline sahipseniz, daha modern kesimler uygulatabilirsiniz. Ters üçgen yüz, makyaj için de en elverişli yüz biçimidir. Sizi son derece enerji dolu gösteren yüz şeklinize eğer biçimini değiştirmeden daha güçlü bir ifade katmak istiyorsanız, ense ve yanlardaki saçlar kısa kesilen, saç tepesine hacim verilen modelleri tercih etmelisiniz. Eğer biraz daha dengeli ve yumuşak bir yüz ifadesi kazanmak istiyorsanız, tam tersini uygulatmalı, enselerde daha çok volümü olan ve saçın tepesine doğru hacimi azalan modelleri tercih etmelisiniz.

6. Üçgen yüz: Bu tip bir yüz şekli, kişiyi enerjisi azalmış ve yorgun gösterir. Eğer negatif bir yüz şekline sahipseniz, saçınıza verilecek pozitif enerjili bir görünümle denge sağlayabilirsiniz. Bunu da ensede saçı azaltan ve şakak kemiğindeki bölgeden saç tepesine doğru volümü artıran bir modeli tercih ederek sağlayabilirsiniz. Kare kesimler de uygulatabilirsiniz.

7. Baklava yüz: En sık rastlanan yüz şeklidir. Eğer böyle bir yüze sahipseniz, saçınız için uzun, kısa, düz, dalgalı veya kahküllü modelleri tercih edebilirsiniz. Tek yapmanız gereken, kuaförünüzle birlikte bu tercihler arasından bir seçim yapmak. Seçiminizi yaparken, yüzünüzün hangi noktasının ön plana çıkmasını istediğinizi de mutlaka dikkate almalısınız.

16 Haziran 2010 Çarşamba

SAÇ GÜZELİ YARIŞMASI SONUÇLARI


Nisan ayı içerisinde internette tesadüf eseri gördüğüm yarışmayı sizlerle paylaşmıştım. Yarışmayı taki ettim. Nihayet ön eleme sonuçlarını yayınlamışlar. Belki aramızdan birileri katılmıştır diyerek bende sizlerle paylaşmak istedim. Umarım kazanan vardır.
Arkadaşlar sitelerinde jüri elemesi davetlerinin başladığı belirtilmiş. Ayrıca;

Ön elemeyi geçen katılımcıların kayıt sırasında verdikleri e-mail hesaplarını kontrol etmelerini ve maslan@dogatek.com.tr adresine iletişim için cep telefonu bilgilerini vermelerni istemişler.

Ön elemeyi geçen katılımcılar:

Asil liste:

1- Öznur MEZGİL
2- Melek MAGUNACI
3- Ece KARDAŞ
4- Aysel DEMİRPOLAT
5- Sevinç KIVRAK
6- Deniz İZAR
7- Perihan MUTLU
8- Aşkım İrem AKTULGA
9- Necibe ÖZERTİKOĞLU
10- Fatma SARGIN
11- Defne BERBER
12- Neslihan SAYGON
13- Gizem PARLAK
14- Pelin ARVİŞ
15- Dila OKCU
16- Aslı TAMTÜRK
17- Neslihan ATAY
18- Deniz Pınar İNCEOĞLU
19- Ecem DURAN
20- Elif YILMAZ

Yedek Liste:

1- Figen ŞAHİN
2- Funda KARAYEL
3- Neslihan ÖZDEMİR
4- Fatma ÇAGLAR
5- Aslı BOZKURT
6- Sıla ÖNVERMEZ
7- Güneş TÜRK
8- Melis SELÇUK
9- Gülgün SÖĞÜT
10- Dilara GÖKYOKUŞ

Kazananları tebrik ederim. Bende kazanmak isterdim. :)))

ARTIK SAÇLARADA ORGANİK RENKLER HAKİM OLACAK


Güzellik dünyasını kasıp kavuran “organik” trendi artık saçlara da yansıyor. Bundan böyle saçlarda doğallık hüküm sürecek özetle...
İster kuaför salonunda boyatsın, ister evde; kadınlar saç boyasında da doğal olana yönelme eğilimi gösteriyor artık... Özellikle amonyaksız boyalara rağbet edenlerin sayısı hızla artıyor. Çünkü amonyak, saçın yapısını ve sağlığını olumsuz etkiliyor, uzun vadede solunum yolları rahatsızlıklarına bile sebep olabiliyor.
Ne olursa olsun, kadınların saç güzelliğinden vazgeçmeye niyetleri yok, olamaz da... İşte bu noktada tıpkı gıda ve tekstilde olduğu gibi, içeriğinde organik tarımla yetiştirilen bitki ve meyvelerin bulunduğu saç boyaları devreye giriyor. Uzun vadede sağlığını korumak isteyenlerin tercihi onlar oluyor.
Saç boyalarına dikkat!
Bir saç boyasının “organik içerikli” olması, içeriğinde organik tarımla yetiştirilmiş hammaddelerin bulunması anlamına geliyor. Çünkü bitkilerin yetiştirilme aşamasında kullanılan kimyasallar bitkiden boyaya, oradan da saça geçebiliyor ve sağlığı olumsuz etkiliyor. İşte organik saç boyaları hakkında bilmeniz gerekenler:

-Organik sertifikalı hammaddeler içerirler. Organik içerikler, saça gerekli olan nem ve proteini geri kazandırır.
-Boyanızı kokladığınızda amonyak ve resorsinol içermediğini fark edersiniz, çünkü rahatsız edici bir kokusu yoktur. Organik içeriklerinden dolayı genellikle meyve kokusuna sahiptirler.
-Yüzde 100 beyaz kapatma özellikleri vardır.
-Düşük pH değerine sahip olması, saç üzerindeki pul tabakasının daha iyi kapanmasını ve rengin saçta daha uzun süre kalmasını sağlar.

Saçlarımızı boyamayacak mıyız?

Kimyasal saç boyalarının sık kullanımı, bir bakıma sigara tiryakiliğini andırıyor. Zararlı olduğu söylendiği halde bir alışkanlıktan vazgeçmemek, kısa vadede olumsuz bir etki yaratmadığı için gelecekte yaşanabilecek sağlık sorunlarını göz ardı etmek ise bilinçli tüketiciye yakışmıyor.Ancak bir noktada saç boyasını sigaradan ayırmak gerek elbette. Kadınların güzellik ihtiyacı ilk çağlardan beri mevcut! Güzellik ihtiyacının bir ömür boyu sürecek olması nedeniyle saç boyatmaktan vazgeçilmesi söz konusu değil. Dolayısıyla nispeten daha sağlıklı alternatiflerin aranıyor. Ve organik içerikli boyalar, bu sıkıntıyı yaşayan tüketicinin imdadına yetişiyor.

2 Haziran 2010 Çarşamba

YIPRANAN SAÇLARINIZ İÇİN DOĞAL BAKIM...

Saçlara Bakım; Tüm bedenimiz ve cildimiz gibi saçlarımız da yaşlanıyor. Üstelik bunun tek kanıtı tel tel düşen aklar değil… Ama neyse ki, özel formüller ve bakım sırlarıyla saçları da “daima genç” kılmak mümkün.

Zamandan nasibini sadece bedenimiz ve cildimiz almıyor. Saçlarımız da tıpkı onlar gibi yaşlanıyor. Ancak saçların yaşlanması denince aklınıza hemen beyazlanma gelmemeli. Yaşla beraber onlara sağlık kazandıran bazı yapı taşlarını kaybetmesi ve yıllar içinde yapılan işlemlerin olumsuz etkisi saçlara o sağlıksız görüntüsünü veren faktörlerin başında geliyor.

Saçlara bakım için “anti aging” son yıllarda sıkça duyduğumuz bir kavram. Genellikle 45 yaş üzeri için üretilen özel şampuan ve bakım ürünleri, saçlara kaybettiği gençliğini geri kazandırmayı hedefliyor.

Özellikle menopoz dönemi sonrasında, hormonal etkilerle saçlarda yaşlanma oldukça belirgin oluyor. Uzmanlara göre, menopozda vücudun kaybettiklerini yerine koymak amacıyla, doktor denetiminde yapılan takviyeler, saç sağlığı için de olumlu etkilere sahip. Ancak, tabii ki, siz işe fizyolojik yıpranmayla savaşarak başlayabilirsiniz. Çünkü daha önce de belirttiğimiz gibi, sadece iç değil dış faktörler de saçın keratin ve pigment yapısını bozuyor. Bu noktada, saçları zarar veren kimyasal işlemlerden, UV ışınlarından, aşırı sıcak ve soğuktan korumak önem taşıyor. Ayrıca, saçları gençlik yıllarındaki gibi daima parlak ve ipeksi kılmak için organik içerikli kozmetik ürünlerden de yardım almanız mümkün.

ISLAK SAÇLA UYUMAYIN

Saçların yıkanmasının ardından uyumanın sinüzite neden olduğunu belirten uzmanlar, saçların yıkanmasından bir saat sonra uyunmasını tavsiye ediyor.

Doruk Sağlık Grubu Kulak Burun Boğaz Uzmanı Op. Dr. Muhammet Özlü, şiddetli baş ağrısı ve burun tıkanıklığı ile kendini gösteren sinüzitin, kişinin yaşam kalitesini de olumsuz yönde etkilediğini söyledi. Sinüzitin, şeker hastalığı ve kalp yetmezliği kadar insanların hayat kalitesini bozan bir hastalık olduğunu söyleyen Özlü, hastalığın Türkiye'de her yıl 15 milyon kişiyi etkilediğini belirtti.

Soğuk algınlığı ve nezlenin hemen ardından akut sinüzitin ortaya çıktığını belirten Özlü; burun tıkanıklığı, sarı, yeşil veya kanlı burun akıntısı, çevresinde ağrı, diş ağrısı ile karışabilen yanak ağrısı, yüzde basınç hissi, öne eğilmekle artan yüz veya baş ağrısı ve kötü ağız kokusu belirtilerinin bulunabileceğini ifade etti.

Akut sinüzitte kuru öksürük, hafif ateş veya mide rahatsızlığı de görünebileceğini kaydeden Özlü, kronik sinüzitte ise koyu burun akıntısı, geniz akıntısı, burun tıkanıklığı, koku alamama ve özellikle geceleri artan öksürük belirtileri görüldüğünü söyledi.

Sinüziti olan pek çok hastanın hayat kalitelerinin bozulduğunu belirten Özlü, "Sinüzit; burun tıkanıklığı, burun ve geniz akıntısı, baş ağrısı, öksürük, halsizlik ve dikkat kusuruna neden oluyor. Bu hastalar ise dikkatlerini toplayamadıkları için konsantrasyon sorunu yaşıyorlar. Burun semptomunda kıkırdak, kemik eğrilikleri, burun etlerinde büyüme, polip oluşumu ve alerjili rinit bulunduğu durumlarda kolayca sinüzit oluşabilir. Bu gibi durumlarda ameliyat ve medikal tedavi uygulanmalıdır." dedi.

Sinüzitin önemli bir sebebinin de saçları yıkadıktan sonra kurutmadan yatmak ve ıslak saçlarla dışarıya çıkmak olduğunu belirten Özlü, şunları kaydetti: "Saçlar yıkandıktan sonra en az 45 dakika ya da 1 saat boyunca yatmamak ve dışarıya çıkmamak daha uygun olur. Islak ya da nemli saçlarla uykuya dalmak ve dışarıya çıkmak sinüzite davetiye çıkarır. Saçın hafif nemli kalması bile uyku halinde kafa bölgesinde üşümeye sebep olur. Serin havalarda sık görülen üst solunum yolları enfeksiyonları, sigara, havadaki zararlı gazlar, alerjik durumlar da sinüzite yol açan diğer etkenlerdir."