Clock

29 Haziran 2010 Salı

SAÇ GÜZELİ YARIŞMASININ KAZANANLARI...

Arkadaşlar burdan bir yarışmadan bahsetmiştim sizlere. Takip etmek istedim sonuçlarını ve ön elemelerinide duyurmuştum. Şimdide bir baktım sonuçları açıklanmış. Kazananlar ve ödülleri de çok güzelmiş sizlerede açıklamak istedim. :)

Kazananlar;






1.Hümeyra Aydoğdu / İSTANBUL

Ödülü: Tints of Nature’dan Paris Seyahati ve Tints of Nature’dan Bir Yıllık Saç Bakımı





2.Aslı Tamtürk / İZMİR Portax Güzeli

Ödülü: Tints of Nature’dan Bir Yıllık Saç Bakımı, Portax’dan İki Kişilik Antalya Tatili, Portax’dan İki Kişilik Sevgililer Günü Yemeği, Portax’dan İki Kişilik İftar Yemeği





3.Öznur Mezgil

Ödülü: Tints of Nature’dan Bir Yıllık Saç Bakımı

Saçlarıma güvenseydim bende katılmak isterdim. Güzel ödüller kazanmışlar. Ben kazananları tebrik ediyorum. Gerçekten güzelmi saçları hepsinin :)

28 Haziran 2010 Pazartesi

SAÇ BAKIM ÜRÜNLERİ FAYDALI MI?


Banyomuzda birçok saç ürünü bulunur. Bunları kokuları ambalajları promosyonları gibi değişik sebeplerden satın alırız. Ancak tüm bu ürünlere neden ihtiyaç duyduğunuzu biliyor musunuz?

Şampuanlar

Şampuansız saçlarınızın nasıl görüneceğini bir düşünün. Havada uçuşan toz toprak içinde kafa derinizin ürettiği yağlarla ve kullandığınız şekillendiricilerle yıkanmamış saçlar matlaşır yağlanır ve hatta kokmaya başlar. Sampuan suyla karışınca köpük üreterek ve yumuşatıcı etki kazanarak ( zengin amonyum sülfat ve sodyum sülfat gibi ) saçlarda ve kafa derisinde oluşan kirleri oluşan yağları ve şekillendiricilerin kalıntılarını ortadan kaldırır.

Yumuşatıcılar yeni katkılarla köpükle durulanır. Köpük kirlerin arındırılması konusunda yardımcı olur. Şampuan tüm kiri yok eder ve saçınızın temiz parlak ve dolgun gözükmesini sağlar.

Kremler

Şampuanlar saçın doğal nemini yok ettiğinden sonrasında krem kullanılmazsa saçlarınız kaba ve kuru kalır. Kremler saça dimentikon ve trisetilmonyum klorit gibi maddelerle katkıda bulunarak doğal yağlanmayı ve yüzeyin pürüzsüz kalmasını sağlar.

Statik yüklenmeyi yayarak saçların dağılmasını dolanmış saçların kırılmasını önler ve saçları yumuşak parlak tutar. Ancak yanılgıya kapılmamak gerekir: Kremler hastalıklı ve hasarlı saçları asla iyileştiremez; çünkü saç canlı bir madde değildir. Kremlerin kullanım yoğunluğu kişisel ihtiyaça göre değişiklik gösterir. Örneğin saçlarınız boyalı kalın telli ve parlaksa ince telli ve özellikle boyasız saçlara göre daha fazla krem gerekebilir.

Şekillendirici ürünler

Bunlar günlük kullanılan ürünler olmamasına rağmen birçoğumuz saçlarımıza istediğimiz şekli verebilmek için bu ürünleri banyomuzda bulundururuz. Şekillendirici ürünler polimer ve reçine gibi maddeler ihtiva ederler ve saça arzu edilen şekli vererek o şekilde kalmasını sağlarlar.

Piyasadaki en yaygın şekillendiriciler katkı maddesi olarak polikuaterniyum PVP ve dimetalaminoetilmetakrilat ihtiva eder. Saç köpükleri jöleli spreyler ve şekillendirici spreyler saçlardaki dolgunluğu bukle ve kıvrımları kontrol ederek bunların kalıcı olmasını sağlarlar.

Bu ürünler şekillendirme öncesinde nemli saçlara uygulanır. Sıkıştırılmış spreyler ve bukle sağlayıcı sıvılar katı jölelere göre daha hafiftir. Dolgunluk ve buklelerin kalıcılığını sağlamak için kullanılırlar. Bu hafif ürünler jöleye göre saçların daha az katı ve doğal hissedilmesini sağlarlar.

Katılaştırıcı ve şekillendirici jöleler köpükler ve sprey ürünleri ile aynı etkiyi sağlamakla birlikte daha ağırdırlar ve daha ziyade katı şekillerin elde edilmesi amacıyla kullanılırlar. Bunlar aynı zamanda anlık şekillendirmelerde veya kuru saçları yeniden şekillendirmekte de kullanılabilirler. Değişik ihtiyaçlara göre formüle edilmiş pek çok çeşit saç bakım ürünü mevcut olduğundan bunlar arasından saç şeklimize ve yaşantımıza en uygun olanını seçmek gerekir.

Bir dahaki saç kestirmenizde ve yeni şekil verdirmenizde yeni görüntünüzü korumada size yardımcı olacak ürünü kuaförünüze danışmalısınız. Bu konuda bir profesyonelden görüş almak mutlaka daha yararlı olacaktır.

21 Haziran 2010 Pazartesi

HANGİ YÜZ ŞEKLİNE HANGİ SAÇ GİDER?


Yeni bir saç kesimi denemeden önce yüzümüzün şekline uygun olup olmadığını kuaförümüzle fikir alışverişinde bulunmalısınız.
Bir kadının saçının güzelliği, saçın kesimiyle doğrudan ilgilidir. Saçını kestirmek isteyen kişinin, tam olarak ne istediğine önceden karar vermesi gerektiğini belirten uzmanlar, "Saçımızı kestirmeye karar vermeden önce ne istediğimizi bilmeliyiz. Saçımız mı ön planda olsun; yoksa yüzümüz mü?" diye karar vermemiz gerektiğini söylüyorlar.

İşte, yüz şekillerine göre ideal saç kesimleri pudra.com'da:

1. Yuvarlak yüz: Dengeli, yumuşak bir yüz yapısıdır. Ancak yüzünüzün yuvarlaklığından şikayetçi iseniz ve görünümünü biraz olsun inceltmek istiyorsanız, saçınızın volümünü yüksek tutacak modelleri tercih etmelisiniz. Böylece saçınız ön planda olacak ve yüzünüzün yuvarlaklığı biraz olsun azalacaktır. Öne doğru kesilmiş tutamlar da yüzünüzü biraz olsun inceltecektir.

2. Kare yüz: Kare yüz yapısı da yuvarlak yüz gibi dengelidir; ancak sertlik ön plandadır. Saç kesiminizin yüz şeklinizi değiştirmesini istemiyorsanız, size en uygun olan model yine kare bir kesimdir. Fakat yüzünüzdeki ifadeyi yumuşatmak istiyorsanız, yuvarlak bir kesim tercih etmelisiniz. Sözgelimi, yuvarlak kesimli bir kahkül ve şakaklarınıza inen saç tutamları yaptırabilirsiniz.

3. Dikdörtgen yüz: Eğer yüzünüzün biraz daha kısa görünmesini istiyorsanız, çene kemiğinizi geçmeyecek şekilde bir kesim yaptırmalısınız. Şakak kemiğini örtecek şekilde kesilen modellerle, daha dengeli ve uyumlu görünen saçlara sahip olabilirsiniz.

4. Enine dikdörtgen yüz: Eğer yüzünüzün biraz daha uzun görünmesini ve şakak kemiklerinizin ön plana çıkmasını istemiyorsanız, uzun modelleri ya da saçlarınıza yukarılarda verilecek volümleri tercih edebilirsiniz. Dikdörtgen şeklinde kesimler ile yüzünüze daha ince bir görünüm kazandırabilirsiniz.

5. Ters üçgen yüz: Böyle bir yüz şekline sahipseniz, daha modern kesimler uygulatabilirsiniz. Ters üçgen yüz, makyaj için de en elverişli yüz biçimidir. Sizi son derece enerji dolu gösteren yüz şeklinize eğer biçimini değiştirmeden daha güçlü bir ifade katmak istiyorsanız, ense ve yanlardaki saçlar kısa kesilen, saç tepesine hacim verilen modelleri tercih etmelisiniz. Eğer biraz daha dengeli ve yumuşak bir yüz ifadesi kazanmak istiyorsanız, tam tersini uygulatmalı, enselerde daha çok volümü olan ve saçın tepesine doğru hacimi azalan modelleri tercih etmelisiniz.

6. Üçgen yüz: Bu tip bir yüz şekli, kişiyi enerjisi azalmış ve yorgun gösterir. Eğer negatif bir yüz şekline sahipseniz, saçınıza verilecek pozitif enerjili bir görünümle denge sağlayabilirsiniz. Bunu da ensede saçı azaltan ve şakak kemiğindeki bölgeden saç tepesine doğru volümü artıran bir modeli tercih ederek sağlayabilirsiniz. Kare kesimler de uygulatabilirsiniz.

7. Baklava yüz: En sık rastlanan yüz şeklidir. Eğer böyle bir yüze sahipseniz, saçınız için uzun, kısa, düz, dalgalı veya kahküllü modelleri tercih edebilirsiniz. Tek yapmanız gereken, kuaförünüzle birlikte bu tercihler arasından bir seçim yapmak. Seçiminizi yaparken, yüzünüzün hangi noktasının ön plana çıkmasını istediğinizi de mutlaka dikkate almalısınız.

16 Haziran 2010 Çarşamba

SAÇ GÜZELİ YARIŞMASI SONUÇLARI


Nisan ayı içerisinde internette tesadüf eseri gördüğüm yarışmayı sizlerle paylaşmıştım. Yarışmayı taki ettim. Nihayet ön eleme sonuçlarını yayınlamışlar. Belki aramızdan birileri katılmıştır diyerek bende sizlerle paylaşmak istedim. Umarım kazanan vardır.
Arkadaşlar sitelerinde jüri elemesi davetlerinin başladığı belirtilmiş. Ayrıca;

Ön elemeyi geçen katılımcıların kayıt sırasında verdikleri e-mail hesaplarını kontrol etmelerini ve maslan@dogatek.com.tr adresine iletişim için cep telefonu bilgilerini vermelerni istemişler.

Ön elemeyi geçen katılımcılar:

Asil liste:

1- Öznur MEZGİL
2- Melek MAGUNACI
3- Ece KARDAŞ
4- Aysel DEMİRPOLAT
5- Sevinç KIVRAK
6- Deniz İZAR
7- Perihan MUTLU
8- Aşkım İrem AKTULGA
9- Necibe ÖZERTİKOĞLU
10- Fatma SARGIN
11- Defne BERBER
12- Neslihan SAYGON
13- Gizem PARLAK
14- Pelin ARVİŞ
15- Dila OKCU
16- Aslı TAMTÜRK
17- Neslihan ATAY
18- Deniz Pınar İNCEOĞLU
19- Ecem DURAN
20- Elif YILMAZ

Yedek Liste:

1- Figen ŞAHİN
2- Funda KARAYEL
3- Neslihan ÖZDEMİR
4- Fatma ÇAGLAR
5- Aslı BOZKURT
6- Sıla ÖNVERMEZ
7- Güneş TÜRK
8- Melis SELÇUK
9- Gülgün SÖĞÜT
10- Dilara GÖKYOKUŞ

Kazananları tebrik ederim. Bende kazanmak isterdim. :)))

ARTIK SAÇLARADA ORGANİK RENKLER HAKİM OLACAK


Güzellik dünyasını kasıp kavuran “organik” trendi artık saçlara da yansıyor. Bundan böyle saçlarda doğallık hüküm sürecek özetle...
İster kuaför salonunda boyatsın, ister evde; kadınlar saç boyasında da doğal olana yönelme eğilimi gösteriyor artık... Özellikle amonyaksız boyalara rağbet edenlerin sayısı hızla artıyor. Çünkü amonyak, saçın yapısını ve sağlığını olumsuz etkiliyor, uzun vadede solunum yolları rahatsızlıklarına bile sebep olabiliyor.
Ne olursa olsun, kadınların saç güzelliğinden vazgeçmeye niyetleri yok, olamaz da... İşte bu noktada tıpkı gıda ve tekstilde olduğu gibi, içeriğinde organik tarımla yetiştirilen bitki ve meyvelerin bulunduğu saç boyaları devreye giriyor. Uzun vadede sağlığını korumak isteyenlerin tercihi onlar oluyor.
Saç boyalarına dikkat!
Bir saç boyasının “organik içerikli” olması, içeriğinde organik tarımla yetiştirilmiş hammaddelerin bulunması anlamına geliyor. Çünkü bitkilerin yetiştirilme aşamasında kullanılan kimyasallar bitkiden boyaya, oradan da saça geçebiliyor ve sağlığı olumsuz etkiliyor. İşte organik saç boyaları hakkında bilmeniz gerekenler:

-Organik sertifikalı hammaddeler içerirler. Organik içerikler, saça gerekli olan nem ve proteini geri kazandırır.
-Boyanızı kokladığınızda amonyak ve resorsinol içermediğini fark edersiniz, çünkü rahatsız edici bir kokusu yoktur. Organik içeriklerinden dolayı genellikle meyve kokusuna sahiptirler.
-Yüzde 100 beyaz kapatma özellikleri vardır.
-Düşük pH değerine sahip olması, saç üzerindeki pul tabakasının daha iyi kapanmasını ve rengin saçta daha uzun süre kalmasını sağlar.

Saçlarımızı boyamayacak mıyız?

Kimyasal saç boyalarının sık kullanımı, bir bakıma sigara tiryakiliğini andırıyor. Zararlı olduğu söylendiği halde bir alışkanlıktan vazgeçmemek, kısa vadede olumsuz bir etki yaratmadığı için gelecekte yaşanabilecek sağlık sorunlarını göz ardı etmek ise bilinçli tüketiciye yakışmıyor.Ancak bir noktada saç boyasını sigaradan ayırmak gerek elbette. Kadınların güzellik ihtiyacı ilk çağlardan beri mevcut! Güzellik ihtiyacının bir ömür boyu sürecek olması nedeniyle saç boyatmaktan vazgeçilmesi söz konusu değil. Dolayısıyla nispeten daha sağlıklı alternatiflerin aranıyor. Ve organik içerikli boyalar, bu sıkıntıyı yaşayan tüketicinin imdadına yetişiyor.

2 Haziran 2010 Çarşamba

YIPRANAN SAÇLARINIZ İÇİN DOĞAL BAKIM...

Saçlara Bakım; Tüm bedenimiz ve cildimiz gibi saçlarımız da yaşlanıyor. Üstelik bunun tek kanıtı tel tel düşen aklar değil… Ama neyse ki, özel formüller ve bakım sırlarıyla saçları da “daima genç” kılmak mümkün.

Zamandan nasibini sadece bedenimiz ve cildimiz almıyor. Saçlarımız da tıpkı onlar gibi yaşlanıyor. Ancak saçların yaşlanması denince aklınıza hemen beyazlanma gelmemeli. Yaşla beraber onlara sağlık kazandıran bazı yapı taşlarını kaybetmesi ve yıllar içinde yapılan işlemlerin olumsuz etkisi saçlara o sağlıksız görüntüsünü veren faktörlerin başında geliyor.

Saçlara bakım için “anti aging” son yıllarda sıkça duyduğumuz bir kavram. Genellikle 45 yaş üzeri için üretilen özel şampuan ve bakım ürünleri, saçlara kaybettiği gençliğini geri kazandırmayı hedefliyor.

Özellikle menopoz dönemi sonrasında, hormonal etkilerle saçlarda yaşlanma oldukça belirgin oluyor. Uzmanlara göre, menopozda vücudun kaybettiklerini yerine koymak amacıyla, doktor denetiminde yapılan takviyeler, saç sağlığı için de olumlu etkilere sahip. Ancak, tabii ki, siz işe fizyolojik yıpranmayla savaşarak başlayabilirsiniz. Çünkü daha önce de belirttiğimiz gibi, sadece iç değil dış faktörler de saçın keratin ve pigment yapısını bozuyor. Bu noktada, saçları zarar veren kimyasal işlemlerden, UV ışınlarından, aşırı sıcak ve soğuktan korumak önem taşıyor. Ayrıca, saçları gençlik yıllarındaki gibi daima parlak ve ipeksi kılmak için organik içerikli kozmetik ürünlerden de yardım almanız mümkün.

ISLAK SAÇLA UYUMAYIN

Saçların yıkanmasının ardından uyumanın sinüzite neden olduğunu belirten uzmanlar, saçların yıkanmasından bir saat sonra uyunmasını tavsiye ediyor.

Doruk Sağlık Grubu Kulak Burun Boğaz Uzmanı Op. Dr. Muhammet Özlü, şiddetli baş ağrısı ve burun tıkanıklığı ile kendini gösteren sinüzitin, kişinin yaşam kalitesini de olumsuz yönde etkilediğini söyledi. Sinüzitin, şeker hastalığı ve kalp yetmezliği kadar insanların hayat kalitesini bozan bir hastalık olduğunu söyleyen Özlü, hastalığın Türkiye'de her yıl 15 milyon kişiyi etkilediğini belirtti.

Soğuk algınlığı ve nezlenin hemen ardından akut sinüzitin ortaya çıktığını belirten Özlü; burun tıkanıklığı, sarı, yeşil veya kanlı burun akıntısı, çevresinde ağrı, diş ağrısı ile karışabilen yanak ağrısı, yüzde basınç hissi, öne eğilmekle artan yüz veya baş ağrısı ve kötü ağız kokusu belirtilerinin bulunabileceğini ifade etti.

Akut sinüzitte kuru öksürük, hafif ateş veya mide rahatsızlığı de görünebileceğini kaydeden Özlü, kronik sinüzitte ise koyu burun akıntısı, geniz akıntısı, burun tıkanıklığı, koku alamama ve özellikle geceleri artan öksürük belirtileri görüldüğünü söyledi.

Sinüziti olan pek çok hastanın hayat kalitelerinin bozulduğunu belirten Özlü, "Sinüzit; burun tıkanıklığı, burun ve geniz akıntısı, baş ağrısı, öksürük, halsizlik ve dikkat kusuruna neden oluyor. Bu hastalar ise dikkatlerini toplayamadıkları için konsantrasyon sorunu yaşıyorlar. Burun semptomunda kıkırdak, kemik eğrilikleri, burun etlerinde büyüme, polip oluşumu ve alerjili rinit bulunduğu durumlarda kolayca sinüzit oluşabilir. Bu gibi durumlarda ameliyat ve medikal tedavi uygulanmalıdır." dedi.

Sinüzitin önemli bir sebebinin de saçları yıkadıktan sonra kurutmadan yatmak ve ıslak saçlarla dışarıya çıkmak olduğunu belirten Özlü, şunları kaydetti: "Saçlar yıkandıktan sonra en az 45 dakika ya da 1 saat boyunca yatmamak ve dışarıya çıkmamak daha uygun olur. Islak ya da nemli saçlarla uykuya dalmak ve dışarıya çıkmak sinüzite davetiye çıkarır. Saçın hafif nemli kalması bile uyku halinde kafa bölgesinde üşümeye sebep olur. Serin havalarda sık görülen üst solunum yolları enfeksiyonları, sigara, havadaki zararlı gazlar, alerjik durumlar da sinüzite yol açan diğer etkenlerdir."

27 Mayıs 2010 Perşembe

SAÇLARIMI NASIL PARLATIRIM...

Saçların bakımı oldukça kolay olmasına karşın gereken özen ve önem gösterilmediği için çeşitli sorunlar yaşanmaktadır. Bunlardan biride saçlarda parlaklğıdır. Bu esasen saçlardaki sebum eksikliği ve beraberinde aşırı su kaybetmesi ile ortaya çıkmaktadır. Eski parlaklığına kavuşabilmesi için öncelikle saçlarınızı her zamankinden daha temiz tutunuz. Yıkarken ince bir nokta da doğru şampuan seçimi ve iyi durulamadır.

Ellerinizin saçınızı yıkarken her noktaya temas etmesine dikkat edin. Ilık su ile bütün şampuan kalıntılarını temizleyin. Daha sonra ise saç bakım ürünleri içinde yer alan ve eczanelerden yada kozmetik ürünleri satan yerlerden kolaylıkla temin edilebilecek saç parlaklığı sağlayan maskeler kullanılmalıdır. Bu uygulamayı birkaç hafta aksatmadan dikkatlice uygularsanız saçlarınız eski parlaklığına kavuşacaktır. Asla ek parlatıcı sprey gibi ürünleri bu uygulama sürecinde kullanmayın.

24 Mayıs 2010 Pazartesi

SAÇLA İLGİLİ PRATİK BİLGİLER

Önemli bilgiler:

* Islak saçı taramak için muhakkak iri dişli bir tarak kullanın. Uçlardan başlayarak yukarı saç gövdesine doğru tarayın.
* Kuru ve hasar görmüş saçlar ıslakken daha da kırılgandır, bu nedenle yıkarken saçınızı şiddetli bir şekilde ovalamayın.
* Saçı kurutmak için havluyla sarın ve fazla suyu yavaşça sıkın.
Islak saçı asla fırçalamayın, dolaşmış saçları düzeltmek için muhakkak iri dişli tarak kullanın.
* Saçı ültraviyole ışınlarından koruyun.
* Kuru iken saçın iyice fırçalanması yağ bezelerini uyarılmasına yardımcı olur ve kuruluk giderilir.
* Yıkamadan önce saçın fırçalanması kepeği gevşetir.
* Şampuanla yıkadığınız da saçınızı iyice durulayın.
* Fırça ve taraklı haftada bir kez ılık su ve hafif şampuan içeren bir karışıma daldırarak temizleyin. Yarım saat sonra suyla iyice durulayın ve kurumaya bırakın.
Saçınız uçlarda değil yalnız köklerde yağlı ise saç kreminizi yalnız uçlara uygulayın.
* Saçı durulamak için yalnız ılık su kullanın. Çok sıcak su kafa derisini uyarılarak daha fazla yağ üretimine yol açabilir.
* Aşırı fırçalama kafa derisine harekete geçirerek yağ üretimini teşvik edeceği için, saçı aşırı fırçalamaktan kaçının.

18 Mayıs 2010 Salı

SAÇLARLA İLGİLİ BİR KAÇ BİLGİ

saçlar hiç kesilmediği takdirde 70 yaşlarında on metreyi geçebileceği hesaplanmaktadır. Saçın, büyüme hızı ortalama günde 3 mm ile 4 mm'dir. İlk devrelerde saç kıllarının boyu 5 cm'ye yaklaşır. Sonra belirli bir duraklama devresinin akabinde tekrar büyümeye başlar. Her saç kılının büyüme ve duraklama devreleri birbirinden bağımsız olduğu için bir kıl büyürken diğer kıl dökülebilir. Yeni doğan bebeklerde bütün kıllar aynı devrede bulunur. Bu sebeple 2-3 haftalık bebeklerde aniden saç dökülmesi görülür. 6 aydan sonra saçlar yetişkinlerin saç düzenine uyar.
Erkeklerde saçların dökülmesi alnın iki yanında ve tepede olur. Kadınlarda ise dökülme, saçların seyrekleşmesi şeklinde kendini gösterir.
Yaş, ırk, irsi ve hormonların durumuna göre değişik saç şekilleri meydana gelir. Japon, Çin ve Kızılderili ırklarda fazla saç dökülmesi olmaz.
Saç ağarması, saça renk veren pigment boya maddesinin azalmasından ileri gelir. Üzüntülü bir halde saçların birden beyazlaşması renk değişiminden olmayıp, siyah kılların dökülmesi ve daha dayanıklı beyaz saçların kalmasından ileri gelir.
Saçların dökülmesine, doğrudan saçlarla ilgili mikrobik hastalıklar sebep olabildiği gibi vitaminsizlik, açlık, şeker hastalığı, akut, hormon bozukluğu gibi, bünyedeki herhangi bir rahatsızlık da sebep olabilir. Kellik, saçkıran, kepek, dazlaklık belli başlı saç hastalıklarıdır.
Kellik denen saç hastalığı, bir mantar enfeksiyonu olup, yeniden çıkmayacak şekilde saçları döker. Kanser ilaçları kullanımı da yeniden çıkmak üzere saçların dökülmesine sebep olabilir.

Kaynak: Rehber Ansiklopedisi

11 Mayıs 2010 Salı

Saçı kıvırcık yapmanın ayrıntıları


Kıvır kıvırcık görünen saçların havasından bahsetmeye gerek olmadığını düşünüyorum dostlarım. İster açık kendi haline bırakın, isterseniz toplayın, hangi şekilde olursa olsun kıvırcık saçlar her zaman havana hava katar.

Peki saçlarınızı kıvırcık yapmak için ne yapmanız gerektiğini biliyor musunuz? O halde öğrenmemiz şart

Kıvırcık saçlar ve Güzel bukleler

Buklelerin havalı ve esnek olabilmesi için saçın…
- Sağlıklı olması; yani yeterince beslenmiş olması gerekir. Çünkü sebum uzun saçı en uç noktasına kadar besleyemez. Bu nedenle her yıkamadan sonra saç tipine uygun bir bakım ürünüyle saçınıza bakım yapılması gerekir. Saça dipten uca kadar yapılacak bu bakım sayesinde kırıklar da önlenebilecektir.
- Doğru kesimli olması gerekir. Saç ne kadar kısaysa o kadar fazla kıvrılacaktır. Bu nedenle bukleler için isteğiniz doğrultusunda bir kesim yaptırmanız da lazım.

Boyun eğen saçlar

Kıvırcık saçların beslenmesi ve yıpratıcı dış etkenlerden korunması gerekir. Saçlar kurumuşsa canlılığını yitirir ve istenmeyen şekilde, düzensiz kıvırcıklar haline dönüşür. Her ihtiyaç için muhteşem ürünler çözüm sağlamaktadır:
- Nemli ortamlarda saçınız istenmeyen şekilde kıvrılıyor mu? Gündüz kremleri gibi derinlemesine işleyen bir serum kullanın. Bukleleri ağırlaştıran yağlı ürünlerden kaçının.
- Kıvırcıklarınız düzensiz mi? Ayaklanan buklelerinizi “styling” yani şekillendirme ürünleriyle alt edebilirsiniz.
- Kıvırcıklarınız hafifliklerini mi yitirmiş? Onlara hafifliklerini tekrar kazandıracak bir güç vermek için nemlendirici bir ürün kullanın ama fazla ağır sabitleyicilerden kaçının.
- Kıvırcıklarınız havalı değil mi? Defrize edici bir jel yardımıyla saçınızdaki kırıkları iyice düzeltin bigosu bulunmayan fönleri hiçbir zaman kullanmayın. Bu tip fönler kıvırcıkların tüm esnekliğini yok eder.

Ekspres bakım

Saçınızı duşta ıslatın, bir havluyla kurulayın, hafif bir masajla saç şekillendirme ürününü hemen uygulayın. Saçınız çok kıvırcıksa onları fırçalamayın ve sakın bigosuz bir fön kullanmayın. Saçınıza canlılık ve parlaklık kazandırmak için bir serum da kullanabilirsiniz.
Kıvırcık saçlar kuru oldukları için genellikle cansız ve sönük görünür. Bu nedenle doğru hareket şampuan uygulamasından sonra yapılacak bir bakımdır. Sirkeli suyla durulama yaparak saça canlılığı yeniden kazandırılabilir. Bunların dışında şekillendirme ürünleri de kırıkları düzelterek saça canlılık kazandırır.

6 Mayıs 2010 Perşembe

Saç Ucu ve Kırıklar Sorunu !!!





Saç kırılmasında en önemli etken saçın nemini kaybetmesidir. Gerekli miktarda su bulunmaması halinde saç teli elastikiyetini kaybeder ve zayıflar.

Sağlığını kaybeden saç teli ise kopar.

Kırılma olayı saç telinin incelmesi ve kopması şeklinde olur. Uygun ürünler kullanılmadığı taktirde saç kestirilse dahi kırılma devam edebilir. Dolayısıyla kırılmaya eğimli saçın öncelikle nem ve protein ihtiyacı giderilmelidir.

Saçlar en çok taranırken, fön-maşa gibi ısı yardımıyla saça şekil verilirken kırılmaya maruz kalır.

Kırıkları önlemek için saçların nemliyken geniş dişli taraklarla taranması, taramaya saçın uçlarından başlanarak açıldıkça yavaş yavaş yukarı doğru çıkılması tavsiye edilir.

Kırıkları azaltmak saçları güçlendirmekten geçer. Bunun dışında özel saç bakım kremleri kırık uçları onarır. Bunun için saç tipine göre çeşitlendirilmiş ürünlerden saç tipinize uygun olanı tercih edebilirsiniz.

28 Nisan 2010 Çarşamba

Saç Bakımı İçin Mutfağınızdan Faydalanın!!!




Saçlarınızın beyazlamasını geciktirmek ve güçlendirmek için; bir avuç sarmaşık yapraklarını 1 litre suda 10 dakika kaynatın. Saçlarınızı şampuanla yıkadıktan sonra bu su ile durulayın.

Eğer saçlarınıza röfleli bir görüntü kazandırmak istiyorsanız, sarmaşık yapraklarını kaynattığınız suya 1 demet maydanoz atarak kaynatın ve saçınızı bu su ile durulayın.

Kepeklerinizden kurtulmak istiyorsanız haşlanmış kereviz suyuyla saçınızı yıkayın.

Güçlü ve parlak saçlar için saçınızı zeytinyağı ile tarayın ve diplere işlemesi için başınıza bir havlu sarıp bir iki saat bekleyin. Daha sonra saçınızı uygun bir şampuanla yıkayın.

Saç diplerinizdeki kaşıntıyı ve kuruluğu önlemek için saçınızı elma sirkesi ile yıkayıp 10 dakika bekleyin ve durulayın. hem kaşıntıdan kurtulacaksınız hem de saç diplerinizdeki kuruluktan kurtulduğunuzu göreceksiniz.

Saçlarınızın kolay taranması ve elektriklenmemesi için spreyli bir şişenin içine az miktarda saç kremi koyup biraz su ile sulandırın ve saçlarınıza sıkın. Saçlarınızın çok kolay tarandığını ve elektriklenmediğini göreceksiniz.

Kepeksiz ve pırıl pırıl saçlar için bir kaşık balı yarım çay bardağı suyun içinde erittikten sonra saç diplerinize parmaklarınızla bu su ile masaj yapın ve saçlarınızı durulayın.

Her gün yatmadan önce saçlarınızı yumuşak bir fırça ile fırçalayarak basit şekilde saç bakımı yapabilirsiniz. Hem gün boyu saçlarınıza toplanan tozları temizlemiş, hem de saçlarınızı canlandırmış olursununuz.

Saçlarınızın beyazlamasını geciktirmek ve güçlendirmek için; Bir avuç sarmaşık yapraklarını1 litre suda 10 dakika kaynatın. Saçlarınızı şampuanla yıkadıktan sonra bu su ile durulayın.

14 Nisan 2010 Çarşamba

Hangi Tene Hangi Renk Saç Boyası Yakışır ?

Kimler kızıl ton boyatabilirler?

Kızıl boyatacak bayanlar önce kendi tenlerine uyacak kızıl tonları tespit etmelidir. Tabi ki bunu uzman bir kuaförün yardımıyla yapmalı ve daha sonra saçlarını boyatmalıdırlar. Saçlarını boyattıktan sonra bu saçla hangi kıyafetleri giyebileceğine ve makyajında nasıl tonlar kullanacağını kuaförde bulunan makyaj uzmanına danışmalıdır. N.M.N olarak salonumuzda yaptığımız analizlerde şöyle bir sonuç elde ettik.

Beyaz Tenli Bayanlar:
Hemen hemen kızılın tüm tonlarını boyatabilirler. Bu kişilerin saçları düz, dalgalı, kısa, uzun farkı gözetmeksizin bakır tonlardan yaşlarını büyütmeyecek kadar bütün kızıl tonlara boyanabilir. Ama mutlaka saçlarda bir yansıma sağlayacak zemin tonuyla uygun ikinci bir kızıl tonu saça uygulatmalıdır.

Buğday Tenli Bayanlar:
Daha çok kahve tonlardan kızıl kahve tonlarını boyatıp içinde kızıl ışıltılar olan tonlar seçmelidirler.

Esmer Tenli Bayanlar:
Çok tavsiye edilmemekle birlikte koyu tonlar yani viyole, akaju, kızıl kestane tonlarını seçmelidirler. Ayrıca saçlarını kızıl tonlara boyatan esmer bayanlar saçlarını çok katlı kestirmemeli, bu tonu daha net ve düz kesimlerle kullanmalıdırlar.

Tavsiye Edilmeyenler:
Bu kategoriye giren kişiler cilt rengi dışında saç problemi olan kişilerdir. Kızıl tonlar saçları aşırı yıpranmış, yoğun beyaz olan saçlara tavsiye edilmez. Çünkü boya pigmentleri saç üzerinde tutunamayıp akmaya başlayacaktır.

Bu mevsimde saç sıkça rastladığımız saç dökülmelerine karşı ne gibi önlemler alınmalıdır?

Saç dökülmesi olan kişiler öncelikle paniğe kapılmamalı ve problemin neden kaynaklandığını tespit etmelidir

Tıbbi Sebepler:
Öncelikle hormon dengesi ve troid bezleri kontrol ettirilmelidir. Çoğunlukla tedavi olunduktan sonra dökülme şikayeti ortadan kalkar.

Hamilelik ve Doğum Sonrası:
Bu durumlarda bir kadın doğum uzmanına danışarak dönemsel dökülmeyi engelleyecek jel tipi bakımlar temin edilmelidir. Bunlar her yıkamadan sonra saç köküne uygulanarak masaj yapılmalıdır.

Diyet Sonucu Oluşan Dökülmeler:
En çok rastladığımız şikayetlerden biri olan diet sonucu saç dökülmeleri, saç köküne uygulanan pp vitamini içeren ampul yöntemi ile giderilmektedir.

Dış Etkenler ve Strese Bağlı Dökülmeler:
Cep telefonları, bilgisayarlar, sigara içilen ortamlar, saçlar ıslakken sigara içilmesi vb.. gibi etkenler saçların dökülmesinde rol oynarlar. Bu etkenler sebebiyle öncelikle yeni çıkan saçlarda zayıflama ve zamanından önce dökülme meydana gelir. Saç köklerinde bulunan colegen maddesi esnekliğini kaybederek sertleşmekte, saç köküne basınç uygulamakta, dolayısıyla saçların daha cılız çıkmasına ve daha çabuk dökülmesine sebep olmaktadır. Bu problemin tedavisi için aminexil ampul kullanılıp saç köklerine masajla uygulanmalıdır. Ampul kullananlar bu işi uyumadan önce yapmalıdırlar, çünkü saç hücreleri vücut uyku haline geçince uyanmaya başlar. Son olarak söylemek gerekir ki kalıtımsal yani aileden kişiye geçen bir problem ise genellikle sonuç alınamaz fakat dökülme süreci yavaşlatılabilir.

Hamile bayanlar, astımı ve alerjisi olanlar saç boyatabilir mi?

Konunun uzmanı bir doktorun da onayı alınarak oksijen ve amonyak içeren cilt bakımında da kullanılan Altit komplekslerinden üretilen doğal boyalarla boyama işlemi yapılabilir. Tabiki uzman doktorun bu boyaları tanıması ve içeriğini bilmesi lazımdır.

Evdeki saç bakımları nasıl olmalıdır?

Kuaför salonunda saçlarınızın analizi sonunda yapılan profesyonel bakımların, evde kullanılan bakım boyaları tercih edilmeli. Badem yağı, zeytinyağı vb.. gibi yağlar kullanılmamalıdır.

12 Nisan 2010 Pazartesi

SAÇIMI NASIL KESTİRSEM ???







Hangi yüze hangi saç modeli yapılmalı? Bunun için önce yüz şekillerini bilmeliyiz.
Yedi çeşit yüz şekli vardır.
Bir yüzü oluşturan yedi şekil aşağıdaki gibidir:

YUVARLAK YÜZ
Dengeli yumuşak bir yüz yapısıdır. Suratta değişiklik yapmaz. Ama yüzünüzün yuvarlaklığından şikayetçi iseniz ve bunu biraz olsun inceltmek istiyorsanız saçınızın volümünü yüksek tutacak modelleri tercih etmelisiniz. Böylece saçınız ön planda olup, yüzünüzün yuvarlaklığı biraz olsun azalacaktır. Yüzünüzün hatlarına göre öne doğru kesilmiş tutamlarda yüzünüzü biraz olsun inceltecektir.

KARE YÜZ
Kare yüz yapısıda yuvarlak yüz gibi dengelidir. Sertlik ön plandadır. Kare bir yüze saç kesimi yaparken eğer yüz şeklinizi değiştirmek istemiyorsanız size en uygun olanı yine kare bir kesimdir. Fakat yüzünüzdeki ifadeyi yumuşatmak, dengelemek istiyorsanız saçınıza yuvarlak modeller kestirmelisiniz. Bunu yaparken saçınıza yuvarlak bir kesimli kahkül ve şakaklarınıza inen saç tutamları yaptırabilirsiniz.

DİKTÖRTGEN YÜZ
Suratta değişiklik yapan ama fazla değiştirmiyen bir yüz şeklidir. Eğer yüzünüzü biraz kısalmak amacı ile kesim düşünüyorsanız çene kemiğini geçmeyecek şekilde kesim yaptırabilsiniz. Şakak kemiğini örtecek şekilde kesilen kesimler ile dendgeli, uyumlu saç modellerine sahip olabilirsiniz.

ENİNE DİKTÖRTGEN YÜZ
Bu yüz şeklinde yüzünüzü biraz uzatmak ver şakak kemiklerinizin ön plana çıkmasını istemiyorsanız uzun saç modelleri ya da saçınızda yukarlara verilecek volümlerle saçınızın biçimini dikdörtgen şeklinde kesimler vasıtası ile yüzünüzü inceltebilir ve yüz yapınızda birazda olsun değişiklikler yapabilirsiniz.

TERS ÜÇGEN YÜZ
Surat yapısını tamamen değiştirebilen yüz şeklidir. Bu tip yüz şekillerinde daha modern kesimler yapmak mümkündür. Makyaj için ise en elverişli yüz biçimidir.Kişileri çok enerji dolu gösteren bu yüz şekline eğer yüz biçimini değiştirmeden daha bir güçlülük katmak istiyorsanız, saçınızın yanlarını ve enselerini kısa kestirerek, saç tepesine volüm vererek kesilen saç modellerini tercih etmelisiniz. Ama kendinize biraz dengeli, uyumlu ve yumuşak bir yüz ifadesi vermek istiyorsanız tam tersi enselerde daha çok volümü olan ve saçın tepesine doğru volümü azaltılmış saç modellerini tercih etmelisiniz.

ÜÇGEN YÜZ
Saç şeklinde daha negatif olan bir yüz biçimidir. Kişileri enerjisi zayıflamış ve yorgun gösterir. Bu tip yüz şekillerinde negatif olan yüz biçimini saçınıza verilecek pozitif enerji ile dengelemelisiniz. Bunu enselerde saçı azaltarak şakak kemiğindeki bölgeden saç tepesine doğru volümü arttırarak yaptırabilirsiniz. Küçük kare kesimler yaptırabilirsiniz.

BAKLAVA YÜZ
En meşur yüz biçmidir. Bu yüz biçiminde saçınıza uzun, kısa, düz, dalgalı, kahküllü modelleri uygulayabilirsiniz. Sadece bunları uygularken kuaförünüz ile diyalog kurarak boyunuza, kilonuza ya da yüzünüzde nerenin ön planda, nereniz arka planda kalmasına karar vererek saç modelinizi bulmalısınız.

SAÇ BEYAZLAMASININ SEBEBİ BULUNDU !!!



Saçların beyazlamasının nedeni bulundu. Bu buluş sayesinde beyazlama engellenebilecek mi???

Saçların beyazlamasının nedeninin, saç boyalarında da kullanılan hidrojen peroksit olduğu belirlendi.

FASEB (Federation of American Societies for Experimental Biology) dergisinde yayımlanan araştırmaya göre, Almanya'daki Mainz Üniversitesi Biyofizik Enstitüsünden Prof. Heinz Decker, hücrelerin ürettiği hidrojen peroksidin, saçın yaşlanmayla birlikte beyazlamasında anahtar rol oynadığının saptandığını belirterek, bu bulgunun saçların erken ağarmasına karşı tedavi yöntemlerinin geliştirilmesini sağlayabileceğini söyledi.

Prof. Decker, beyazlatıcı madde olarak da kullanılan hidrojen peroksidin, yaşlandıkça saç köklerinde büyük miktarlarda toplandığını ve sonunda renk pigmenti melaninin sentezine mani olduğunu bildirdi.

Vücudun tümünde küçük miktarlarda üretilen hidrojen peroksit (H2O2), normalde bu kimyasalı parçalayarak su ve oksijene dönüştüren bir enzimle etkisizleştiriliyor. Ancak yaş ilerledikçe, bu enzimin seviyesi düşüyor ve böylece hidrojen peroksit birikimi artıyor.

Bradford Üniversitesinden meslektaşlarıyla birlikte çalışan Decker, hidrojen peroksidin, tahrip olmuş proteinlerin onarımı için gereken enzimleri de engellediğini belirtti.

Tüm bu süreç sonunda renk pigmentleri saç kökünden ucuna kadar tedricen
kayboluyor.

Prof. Decker, "Artık bu sürecin altında yatan spesifik moleküler dinamiği biliyoruz" dedi.

7 Nisan 2010 Çarşamba

SAÇ GÜZELİ OLABİLİRSİNİZ !!!!


Süper bir yarışma :) !!!

Tints of Nature Organik Saç Boyası Markası yeni bir yarışma düzenliyor. Tesadüf eseri gördüğüm bu yarışmaya herkes katılabiliyormuş. Katılım şartı Tints of Nature marka boya almak, ürün kutusuyla bir resim çekip bu resmi siteye yüklemek ve de aldığınız boyanın fişini saklamak :)

Tints of Nature organik boyasınan satın alan her katılımcıya seyahat ve konaklama dahil Paris seyahati, bir yıllık ürün hediyesi ve bir yıllık saç güzeli olma fırsatı veriyor.

Yarışmada dereceye giren ilk 3 kişiye ikamet ettikleri bölgenin seçkin kuaförlerinden birinde; 1 yıllık saç kesimi, boya ve bakım ödülü verilecekmiş.

SAÇLARIN SAĞLIKLI GÖRÜNMESİ, GÜZELLİĞİN VAZGEÇİLMEZLERİ ARASINDA SAYILIYOR. PEKİ DÖKÜLMEYE YA DA KIRILMAYA BAŞLAMIŞLARSA ?



İşte yalnızca güzelliğiniz için değil, sağlığınız için de tehlike sinyali olabilecek bu belirtileri önemsemeniz şart!

İster uzun, ister kısa olsun saçlar, güzelliğin ayrılmaz bir parçası. İşte bu yüzden kadınların pek çoğu, saçlarının gerek renginde gerekse modelinde yaptıkları değişikliklerle farklı güzellikleri yakalayabiliyorlar. Ancak bazen saçlar, çok iyi bakılmasına rağmen dökülmeye başlıyor. İşte o zaman bir panik yaşanıyor. Bu duruda akla gelen ilk soru; “hepsi dökülecek mi?” oluyor. Oysa her dökülme karşısında endişe etmenize gerek yok. Çünkü saçlar her 4 yılda bir yenileniyor !

Saç teli vücudun diğer kılları gibi “büyüme, geçiş, dinlenme” olmak üzere üç aşamadan geçiyor. Saç telinin kaybı bu dönemlerin herhangi birinde olsa da, sıklıkla dinlenme fazında meydana geliyor.

Günde ortalama 50-100 adet saç telinin kaybı normal sınırlarda olduğundan endişe etmemek gerekiyor. Ancak kişinin saç yoğunluğu çevresindekiler tarafından fark ediliyorsa, bu toplam saçın %25'lik kısmında kayıp olduğu anlamına geliyor. Bu durumda günlük saç kaybı 100-200 adedi bulduğundan, hekime başvurma zamanının geldiğini gösteriyor.

kalıcı saç dökülmeleri tedavi edilmediği takdirde saç kaybı giderek artıyor. Hatta bazen tedavi uygulansa bile saç kaybı devam edebiliyor. Kalıcı dökülmelerin bir kısmı saçlı deride harabiyet yaparak belli bir alanda iz bırakabiliyor.

Kadında ve erkekte dökülmelerin yüzde 95'i erkek tipli :
Kalıcı saç dökülmelerinin hatta tüm saç dökülmelerinin büyük bir kısmı saçlı deride harabiyet yapmayan ve “androjenik” olarak adlandırılan genetik veya erkek tipi dökülmeden kaynaklanıyor. Bu da kadın ve erkeklere ait tüm saç dökülmeleri içinde %95lik kısmı oluşturuyor. Saç dökülmesinde; genetik yatkınlık, yaş ve androjen düzeyleri belirleyici oluyor.

Bu tipte saçlar giderek incelerek sert kıllardan yumuşak-ince tüylere dönüşüyor. Bu durum bazı psikolojik problemlere neden olabileceği için erken başvuru ve tanı önemli. Tedavisinin ise mutlaka doktor kontrolünde yapılması gerekiyor. Saçlı deride hormon dönüşümünü sağlayan ilaçların ya da incelmiş saç kılının çapını artıran losyonların lokal uygulanması söz konusu olabiliyor.

Nelere dikkat etmeli:
Günlük saç kaybının 150 telden fazla olması nedeniyle endişelenen hastalar sıklıkla saçlarını yıkamaktan kaçınıyor. Oysa kirlenen ve yıkama süresi 2 günden daha uzun olan saçlar yıkandığı zaman neredeyse 2 günlük döküleceği için daha endişe verici olabiliyor. Bunun için:

Saçlar yumuşak bir şekilde günaşırı yıkanmalı.

• Çekerek kopmaları önlemek amacıyla şampuandan sonra krem uygulanmalı.

• Dökülmeyi artırdığı için eşlik eden egzama gibi sorunlar, mutlaka tedavi edilmeli.

• Yapılan testlerde yolunda gitmeyen bir durum tespit edilirse düzeltilmeli, eksik vitamin/ mineraller takviye edilmeli. Buna rağmen iyileşmenin 6 aya kadar uzaması mümkün.

• Test sonuçları doğal sınırlarda olsa bile jelatin, keratin, darı ekstresi, biotin, çinko, çeşitli vitaminler içeren tabletler kısmen de olsa faydalı olabiliyor. Ancak hepsinin doktor kontrolünde alınması gerekiyor.

2 Nisan 2010 Cuma

SAÇ BOYASI SEÇERKEN DİKKAT !!



Saçı boyarken bunlara dikkat!
Kimyasal boyalar mı, yoksa doğal boyalar mı, hangisini seçmeli? Saç rengini değiştirmek, beyazlan gizlemek veya sadece bir ışıltı yaratmak için... En uygun saç boyası nasıl seçilir? Hangi metoda öncelik tanınma­lı? Saç sağlığına zarar vermeden nasıl kullanmak lazım?

Sağlıklı saçın yapısı

Saçı oluşturan 5 temel element var:

• Protein yüzde 83-87
• Nem yüzde 3
• Tuz
• Şeker
• Yağ Asidi

Saç canlı bir organizma olmadığı için bu elementler korunmalı. Saçın ve cildin ideal pH seviyesi pH 4,5 – 5,5 arası.

1 Nisan 2010 Perşembe

SAÇ BAKIMI NASIL YAPILMALI ?




Evde doğal saç bakımı yapmak için aşağıdaki adımları uygulayabilirsiniz.Bu bakımı haftada 1-2 kez yapmanız hem saçlarınızı güçlendirir hemde saçlarınızın dökülmesini önler.

1.Saçlarınız saç tipinize uygun bir şampuanla yıkayın.Saç tipinize uygun şampuan yağlı,kuru yada normal seçeneklerinden biri olacaktır.


2. Saçlarınız çok fazla dökülüyorsa ve güneşten dolayı saç rengi açılıyorsa anti oksidan içeren saç ürünleri kullanın.Anti oksidanlar saçın yıpranmasını engelleyerek saçın doğal yapısına kavuşmasına yardımcı olurlar.

3. Saçlarınız normal ve dökülme yoksa saçlarınızı banyodan sonra hemen kuRulamayın biraz bekleyin kendi kendine kurusun 30-45 dk sonra kurutabilirsiniz.Çünkü nemli saç daha kırılgan ve dayanıksız olacaktır.

4.Saçlarınıza jöle briyantin vb kozmetik ürün uygulayacaksanız mutlaka uçlarına uygulayın ve akşam yatmadan önce mutlaka yıkayın.

5. Saçlarınızı boyarken kaliteli marka boya kullanmaya özen gösterin.Boyalı saç daha sağlam gibi gözükse de bu sadece boyanın içeriği saçı sık boyatmak saçın cansız kalmasına sebep olabilir.Organik boya kullanmaya özen gösterin.

6. Saçlarınızı sık tarakla taramak kopmalarına neden olabilir bunu önlemek için daha seyrek ve tahta tarak kullanın.

26 Mart 2010 Cuma

2010 YAZININ SAÇ MODASI!!





2010 Yaz sezonunda genel olarak doğal görünümlü ve özgün saçlar moda. Yapılmış da, sanki yapılmamış gibi duran!

Bu ilkbahar ve yaz herkes salınarak dolaşacak..at kuyrukları olacak herkes:) At kuyruğu gecede,davette, günlük yaşamda çok kolay uygulanabilir bir model..Her kıyafete uyabilecek ve de zarif bir görüm kazandıran..kulaklarınız kepçe değilse zarif bir görüntünüz olacak bu bahar ve yaz.:)

Dağınık,sıkı,yandan hertürlü şekliyle bu yaz kuyruklarımızı sallayacağız..Spor bir kıyafetimizle dağınık bir at kuyruğu gayet hoş olacaktır,gece kıyafetinde ise sıkı bir at kuyruğu zarif duracaktır,atkuyruğunu örgüler katarak da çeşitlendirebiliriz..ben en çok dağınık ve kahküllü modelleri beğeniyorum şirin bir hava katıyor...Özel davetlere katılırken saçlarınızı at kuyruğu modelinde şekillendirerek hem şık hem de zarif görünebilirsiniz. Takma kahkül kullanarak saç modelinize ve yüz ifadenize yenilik kazandırabilirsiniz.İşte evde kendiniz yapabileceğiniz pratik at kuyruğu modeli:

1. Saçlarınıza hacim kazandırmak için hafif nemliyken saç uçlarına ve diplerine bolca köpük sürüp fön makinesiyle kurutun.

2. Saçınızı yandan, enseden ya da tepeden lastik tokayla toplayın.

3. Saç lastiğini gizlemek için at kuyruğunda bir tutam saç alıp tokanın etrafını sarın ve firketeyle tutturun.

4. Saçlarınızın ön kısmını şekillendirmek için takma kahkül kullanabilir, perçemlerinize krepe yapabilirsiniz.

Ünlülerin at kuyruğu saç modelleri; size yeni fikirler için ilham kaynağı olabilir.

22 Mart 2010 Pazartesi

SAÇ ÇIKARAN ŞAMPUANLARA DİKKAT !



Çare diye sunulan ürünlerin bilinmeyen yüzü
Bilinçsiz kullanım yüz ve vücutta kıllanmaya sebep olabilir

Hem yurtiçinde hem yurtdışında muhtelif şampuanlar saç dökülmesine karşı tüketiciye en iyi kolay ve acısız çözüm olarak sunulmakta. Bu ürünlerden bazılarının gerçkten faydalı olduğu ve saç miktarıyla kalitesini arttırdığı doğrudur ancak fiziksel etkisi olan her yöntem gibi bu uygulamanın da yan etkileri vardır.

Amerikan Kozmetik Cerrahi Derneği geçen ay doktorları ve hastaları uyararak saç çıkartan şampuanları kullanırken aynen bebeklerde olduğu gibi sadece başın yıkanmasını, yıkama işleminde şampuanın vücuda gelmemesine dikkat edilmesini önermiştir.

Bu acil nitelikteki bilgi ve uyarının gönderilme sebebi saç çıkartan şampuanların uygulama esnasında, bilhassa da durulanırken yüzünüze ve vücudunuza temas etmeleri halinde kıllanmaya sebep olduğu vakaların tespit edilmesi ve bu vakaların artmasıdır. Amerika ‘da saç çıkartıcı şampuan kullanan hastalarda yüz kıllanmasında çok fazla bir artma gözlenmiştir.

Saç çıkartan bir şampuan kullanıyorsanız saçların durulanma suyunun bile vücutla temas etmemesi konusunda hassas olunmasını tavsiye eden Amerikalı doktorlar ya başın berberlerde olduğu gibi arkaya doğru ya da daha rahat etmek için duş esnasında öne doğru eğilerek yıkanmasının yan etkilerden korunmak için yeterli olacağını söylüyorlar.

17 Mart 2010 Çarşamba

SAÇ BOYAMA! KİMYASAL YA DA ORGANİK?

Değişiklik saçla başlıyor…
Kadınların çoğu aynaya baktığında kendinde bir değişiklik görmek istiyor. Bunun da en popüler yolu saç rengini değiştirmek.

Kimyasal boyalar mı yoksa doğal boyalar mı, hangisini seçmeli? Saç rengini değiştirmek, beyazları gizlemek yada sadece bir ışıltı yaratmak için en uygun saç boyası nasıl seçilir? Hangi metoda öncelik tanınmalı? Saç sağlığına hasar vermeden nasıl kullanmak lazım? İşte aradığınız bütün cevaplar burada!

Doğal boyaların özelliği, sentez ile elde edilmiş boyalara oranla çok daha ufak moleküllerden oluşmasıdır. Bu özellik onların saç telinin tümüne ve özellikle saç telini oluşturan kabuğa nüfuz etmelerini sağlar. Böylece direkt boyaların yaptığı gibi saç renginin geneliyle bütünleşirler.

Doğal boyalar şampuanlamayla yok olur. Düzenli olarak kullanılırsa yoğunlukları artar; çünkü saçta halen var olan boyanın üstüne tutunurlar. Böylece doğal boyalar, saçın genel bütünlüğünü bozmadan saç renginin sabit tutulabilmesi açısından yararlıdır.

Kimyasal boyalara oranla daha uzun bir bekleme süresiyle uygulanmalıdırlar. Bu müddet genellikle bir saat olmasına rağmen, her şey saçınızın doğal rengi ve kalitesine bağlı olarak dikkatle uygulanmalıdır. Örneğin açık renk saçta “havuç turuncusu” gibi bir sonuç istenmiyorsa, uygulama süresi kısa tutulmalıdır.

Kimyasal boyalar saçı değiştirmez. Doğrudan saç telinin dış yüzeyine sabitlenirler. Boya negatif, saç pozitif yüklü olduğundan birbirlerine mıknatıs gibi yapışarak saça sabitlenirler.

Bu boyalar saçın renginin açılmasına veya beyaz saçların örtülmesine izin vermez ancak saçta yansımalar sağlar. Etkileri birkaç (genellikle 6-8) şampuanlamadan sonra hafifler. Oksidasyon bazlı boyalardan daha iyi tolere edilirler.

Kalıcı boyalar olarak bilinen oksidasyon bazlı boyalar saç teline nüfuz eder. Bunlar, saçın ve özellikle saça rengini veren melaninin yapısını değiştirir. Bu boyalar iki bileşik ile iş birliği halinde etkilerini gösterir: oksijenli su (oksidan) ve amonyak (alkalin). Amonyak, saç teline kimyasal boyanın girmesine izin verecek şekilde saçın kabuğunu açar. Kabuklar açıldıktan sonra amonyak uçar.

12 Mart 2010 Cuma

SAÇ İLE İLGİLİ DOĞRU BİLİNEN YANLIŞLAR!


Yanlış: Saçları uçlarından sık sık kestirmek daha hızlı uzamasını sağlar.
Doğru: Saçlar kestirseniz de kestirmeseniz de yaklaşık olarak 1,5 cm uzar. Saçlar yazın belki daha çok uzayabilir ama bunun makasla değil hormonlarla ilgisi vardır. Saçlarınızı uçlarından aldırmak sadece daha iyi bir görünüm sağlar.

Yanlış: Stres saçlarınızı dökebilir!
Doğru: Saçlarınız hemen hemen her zaman günde 50 ila 120 tel arasında dökülür. Boşanma, işinizi kaybetme, sağlıkta bozulma gibi büyük stres faktörleri belki birkaç tel daha saç kaybetmenize neen olabilir. Dökülmeye neden olan diğer etkenler ise hamilelik veya antibiyotiklerdir. Dökülen saçların yerine yenirleri birkaç hafta sonra kesinlikle yeniden çıkacaktır.

Yanlış: Şampuanı değiştirmek saçlarınızı daha sağlıklı yapar!
Doğru: Bu tez gerçekçi gelse de uzmanlar sadece buna güler. Hiçbir ürün saç telleri arasındaki farklılıkları gideremez. Favori şampuanınız saçlarınızda her zaman aynı etkiyi gösterir. Eğer yağlı saçlarınız varsa veya çabuk kirlenen saçlarınız varsa, iki haftada bir bunu gideren şampuanlar kullanabilirsiniz.

Yanlış: Eğer beyaz bir saçı kopartırsanız o bölgede daha çok beyaz saç oluşur.
Doğru: Bu doğru değildir ancak beyaz saçı kopartmak da kötü bir alışkanlıktır. Saç köklerine zarar verebilir, enfeksiyona neden olabilir veya iz bırakabilir.

Yanlış: Saçlarına fön çekmezsen veya sarmazsan daha sağlıklı olur.
Doğru: Bigudiler 5 dakika içinde saçlarınızı şekillendirir ve hareketlendirir. Şimdilerde saçı koruyan şekillendirme yöntemleri oldukça yaygın.

Yanlış: Gerçekten temiz saçlara sahip olmak için; Saçlarını iyice köpürtmen, durulaman ve tekrar etmen gerekir.
Doğru: Bir kez yıkamak saçınızın yeterince temiz olmasını sağlar.

Yanlış: Saçlarınızı soğuk suyla köpürterek yıkamak saç tellerinize parlaklık verir.
Doğru: Bu sizi uyandırabilir ama saçlarınızın daha parlak görünmesine faydası olmaz.

Yanlış: Saç boyatmak büyük zararlara neden olabilir.
Doğru: Evde veya güzellik salonlarında kullanılan bugünün ürünleri, saçları zayıflatmaz. Önemli olan saçlarınızı iyi boyayabilecek veya perma yapabilecek profesyonel biri tarafından uygulanmasıdır.

Yanlış: Bazı cilt bakım ürünleriyle saçlarınızı dipten uca iyileştirebilirsiniz..
Doğru: Çatlaklar için olan ürünler sadece çatlak için kullanılır. Balmumu veya silikon içeren bu ürünlerin faydası yoktur. Saçlarınızın sadece daha kolay şekil almasını sağlar ve yumuşatır.

Yanlış: Her gün saçlarınızı en az 100 kere fırçalamalısınız.
Doğru: Saçlarınızı sadece şekillendirmek için fırçalayın. Fazla fırçalamak saç tellerinizin zayıflamasına neden olabilir.

11 Mart 2010 Perşembe

Saç Şeklinizi Değiştirmek Mi İstiyorsunuz???!!!










Ünlü yıldızlar saçlarını nasıl değiştirdi?

Dünyaca ünlü kuaförlere giden ünlülerin saç değişimleri size fikir verebilir.

Victoria Beckham


Eylül ayında Victoria Beckham, kısa saç kesimiyle dikkatleri yine üzerine çekmeyi başardı. Onu takip eden kadınlar hemen kuaförlere koşarak saçlarını onun gibi kestirdi. Siz de saçlarınızı kısaltmak istiyorsanız ve yüz şekliniz onun gibiyse bu modeli deneyebilirsiniz.

Jessica Biel
Yıla pilatinyum renklerle başlayan Jessica Biel, yaz döneminden kahverengi saçlarına geri döndü. Frederic Fekkai ve stilis Adir Abergel ile çalışan Biel, saçlarının bu rengini ve sağlığını korumak için haftalık bakım yaptırdığını belirtiyor.

Leighton Meester
Kısa ve koyu kahverengi saçlarını ek yaptırarak uzattı, rengini değiştirdi ve dalgalı olarak kullanmaya başladı. The Gossip Girl''ün saçları aslında omuzlarına kadar. Uzun saç oldukça yakışmış.

Beyonce
Ocak''ta, Beyonce''un saçları oldukça uzun, koyu kahverengi ve kıvırcıktı.Bir aydan daha kısa bir süre sonra Grammy ödül töreninde saçlarını kısaltmış ve rengini değiştirmiş olarak karşımıza çıktı. Şimdilerde bu rengi kullanan güzel yıldız, düz saçı tercih ediyor.

Taylor Momsen
Yeni okul yılı, yeni saç! Gossip Girl''ün yıldızı Taylor Momsen sarı saçlarını asitmetrik bir kesimle kullanmayı tercih etti. Bu model onu canlandırdığı tatlı Jenny görüntüsünden çıkararak asi genç formatına soktu.

Gwyneth Paltrow
Iron Man''in promosyonuna katılan Gwyneth Paltrow uzun sarı saçlarını omuzlarına kadar kestirdi. Güzel aktrise kısa saçları daha çok yakıştı ve modern bir görüntü kazandırdı. Saçlarla beraber kıyafetleri de değişti, daha modernleşti.

Camilla Belle
Sadece geçen ay Camilla Belle uzun düz saçlarını Elizabeth Taylor''ın stilinde kestirdi ve çok doğru bir seçim yaptı. Camilla''yı oldukça değiştiren bu yeni kesim, onu daha gençleştirdi, bohem bir havadan elegan bir görüntüye kavuşturdu.

Christina Ricci
Christina Ricci, bob ve perçemli, saçaklı saç kesimini ünlüler dünyasında kullanılmasını sağlayan yıldızlardan biri.. Ancak şimdilerde saçlarını yine uzattı ve biraz rengini değiştirdi. Bu saç stili onun görüntüsünü daha yumuşattı ve onu daha büyük gösterdi. Güzellik uzmanları bu saç stilinin gelecek sezonun trendi olacağını düşünüyor.

10 Mart 2010 Çarşamba

Saçınıza Özen Gösterin, En Az 10 Yaş Gençleşin !!




Günümüzde kadınlar daha güzel ya da genç görünebilmek için estetik operasyonlar yaptırıyor. Oysa uzmanlara göre, sağlıklı ve bakımlı saçlar botoks’tan bile etkili bir gençleştirici niteliğe sahip. Saç uzmanları, saçlarının kıymetini bilen bir kadınının olduğundan 10 yaş genç görünebileceğini iddia ediyor. İşte saçınıza toka olacak bazı tüyolar…..

SPREY KULLANMAYIN
Kadınlar saç spreyi kullanmaktan mümkün olduğunca uzak durmalı. Spreylerle kaskatı hale getirilmiş saçların doğallıktan uzak bir görüntü sergilemektedir. Bu spreyler saçı kaskatı yapmakla kalmıyor, kadınların daha yaşlı görünmelerine de yol açmakta.

ARAYA GÖLGE ATIN
Uzmanlar saç renginin yaşlandıkça koyulaştığını söylüyor. Bu nedenle de kadınlara röfle ya da balyaj yoluyla saçlarına ışık katmalarını öneriyor. Ancak şiddetli renk değişikliklerinin kişinin ten rengiyle ters düşen durumlar yaratabileceği unutulmamalıdır.

KAT KAT KESTİRİN
Araştırmalara göre, elektriklenmiş saçlar bir kadının bakışlarına olduğundan 4 yaş daha olgun bir hava katıyor. Saçta elektriklenmeye yol açan etkenlerin başında kırıklar geliyor. Kimi kadınlara uzun, kimilerine ise kısa saçın yakışırken katlı saçlar kadınlara genç ve modern bir hava katmakta.

ATKUYRUĞU ŞART
Asla modası geçmeyecek saçlar listesinde at kuyruğu modeli gelmektedir. Bu saçın kadınlara genç ve seksi bir görüntü kattığını belirten uzmanlar ekliyor: "Yüzünüzün şekline göre atkuyruğunuza gerginlik verebilirsiniz. Bantlı modelleri seçebileceğiniz gibi, yandan atkuyruğu da yapabilirsiniz.

BEYAZLARI GİZLEYİN
Kimi kadınlar kendiliğinden beyazlamış ya da griye çalmış saçları farklı bir tarz olarak görseler de uzmanlar bu tür renklerin kadınlara sert bir hava verdiği görüşünde birleşiyor. Ancak yaşı kaç olursa olsun saçlardaki beyazlar kadını olduğundan daha büyük göstermekte.

SAÇINIZIN HACMİNİ KORUYUN
Saçlar yaşlandıkça seyrekleşir ve hacim kaybeder. Bu sorunun önüne geçebilmek için saç bakım ürünleri ve şampuanları kullanılmalı. Ayrıca hafif bukleli formlar verilerek de saçlar olduğundan daha gür ve hacimli gösterilebilir.