2 Haziran 2010 Çarşamba

YIPRANAN SAÇLARINIZ İÇİN DOĞAL BAKIM...

Saçlara Bakım; Tüm bedenimiz ve cildimiz gibi saçlarımız da yaşlanıyor. Üstelik bunun tek kanıtı tel tel düşen aklar değil… Ama neyse ki, özel formüller ve bakım sırlarıyla saçları da “daima genç” kılmak mümkün.

Zamandan nasibini sadece bedenimiz ve cildimiz almıyor. Saçlarımız da tıpkı onlar gibi yaşlanıyor. Ancak saçların yaşlanması denince aklınıza hemen beyazlanma gelmemeli. Yaşla beraber onlara sağlık kazandıran bazı yapı taşlarını kaybetmesi ve yıllar içinde yapılan işlemlerin olumsuz etkisi saçlara o sağlıksız görüntüsünü veren faktörlerin başında geliyor.

Saçlara bakım için “anti aging” son yıllarda sıkça duyduğumuz bir kavram. Genellikle 45 yaş üzeri için üretilen özel şampuan ve bakım ürünleri, saçlara kaybettiği gençliğini geri kazandırmayı hedefliyor.

Özellikle menopoz dönemi sonrasında, hormonal etkilerle saçlarda yaşlanma oldukça belirgin oluyor. Uzmanlara göre, menopozda vücudun kaybettiklerini yerine koymak amacıyla, doktor denetiminde yapılan takviyeler, saç sağlığı için de olumlu etkilere sahip. Ancak, tabii ki, siz işe fizyolojik yıpranmayla savaşarak başlayabilirsiniz. Çünkü daha önce de belirttiğimiz gibi, sadece iç değil dış faktörler de saçın keratin ve pigment yapısını bozuyor. Bu noktada, saçları zarar veren kimyasal işlemlerden, UV ışınlarından, aşırı sıcak ve soğuktan korumak önem taşıyor. Ayrıca, saçları gençlik yıllarındaki gibi daima parlak ve ipeksi kılmak için organik içerikli kozmetik ürünlerden de yardım almanız mümkün.

ISLAK SAÇLA UYUMAYIN

Saçların yıkanmasının ardından uyumanın sinüzite neden olduğunu belirten uzmanlar, saçların yıkanmasından bir saat sonra uyunmasını tavsiye ediyor.

Doruk Sağlık Grubu Kulak Burun Boğaz Uzmanı Op. Dr. Muhammet Özlü, şiddetli baş ağrısı ve burun tıkanıklığı ile kendini gösteren sinüzitin, kişinin yaşam kalitesini de olumsuz yönde etkilediğini söyledi. Sinüzitin, şeker hastalığı ve kalp yetmezliği kadar insanların hayat kalitesini bozan bir hastalık olduğunu söyleyen Özlü, hastalığın Türkiye'de her yıl 15 milyon kişiyi etkilediğini belirtti.

Soğuk algınlığı ve nezlenin hemen ardından akut sinüzitin ortaya çıktığını belirten Özlü; burun tıkanıklığı, sarı, yeşil veya kanlı burun akıntısı, çevresinde ağrı, diş ağrısı ile karışabilen yanak ağrısı, yüzde basınç hissi, öne eğilmekle artan yüz veya baş ağrısı ve kötü ağız kokusu belirtilerinin bulunabileceğini ifade etti.

Akut sinüzitte kuru öksürük, hafif ateş veya mide rahatsızlığı de görünebileceğini kaydeden Özlü, kronik sinüzitte ise koyu burun akıntısı, geniz akıntısı, burun tıkanıklığı, koku alamama ve özellikle geceleri artan öksürük belirtileri görüldüğünü söyledi.

Sinüziti olan pek çok hastanın hayat kalitelerinin bozulduğunu belirten Özlü, "Sinüzit; burun tıkanıklığı, burun ve geniz akıntısı, baş ağrısı, öksürük, halsizlik ve dikkat kusuruna neden oluyor. Bu hastalar ise dikkatlerini toplayamadıkları için konsantrasyon sorunu yaşıyorlar. Burun semptomunda kıkırdak, kemik eğrilikleri, burun etlerinde büyüme, polip oluşumu ve alerjili rinit bulunduğu durumlarda kolayca sinüzit oluşabilir. Bu gibi durumlarda ameliyat ve medikal tedavi uygulanmalıdır." dedi.

Sinüzitin önemli bir sebebinin de saçları yıkadıktan sonra kurutmadan yatmak ve ıslak saçlarla dışarıya çıkmak olduğunu belirten Özlü, şunları kaydetti: "Saçlar yıkandıktan sonra en az 45 dakika ya da 1 saat boyunca yatmamak ve dışarıya çıkmamak daha uygun olur. Islak ya da nemli saçlarla uykuya dalmak ve dışarıya çıkmak sinüzite davetiye çıkarır. Saçın hafif nemli kalması bile uyku halinde kafa bölgesinde üşümeye sebep olur. Serin havalarda sık görülen üst solunum yolları enfeksiyonları, sigara, havadaki zararlı gazlar, alerjik durumlar da sinüzite yol açan diğer etkenlerdir."

27 Mayıs 2010 Perşembe

SAÇLARIMI NASIL PARLATIRIM...

Saçların bakımı oldukça kolay olmasına karşın gereken özen ve önem gösterilmediği için çeşitli sorunlar yaşanmaktadır. Bunlardan biride saçlarda parlaklğıdır. Bu esasen saçlardaki sebum eksikliği ve beraberinde aşırı su kaybetmesi ile ortaya çıkmaktadır. Eski parlaklığına kavuşabilmesi için öncelikle saçlarınızı her zamankinden daha temiz tutunuz. Yıkarken ince bir nokta da doğru şampuan seçimi ve iyi durulamadır.

Ellerinizin saçınızı yıkarken her noktaya temas etmesine dikkat edin. Ilık su ile bütün şampuan kalıntılarını temizleyin. Daha sonra ise saç bakım ürünleri içinde yer alan ve eczanelerden yada kozmetik ürünleri satan yerlerden kolaylıkla temin edilebilecek saç parlaklığı sağlayan maskeler kullanılmalıdır. Bu uygulamayı birkaç hafta aksatmadan dikkatlice uygularsanız saçlarınız eski parlaklığına kavuşacaktır. Asla ek parlatıcı sprey gibi ürünleri bu uygulama sürecinde kullanmayın.

24 Mayıs 2010 Pazartesi

SAÇLA İLGİLİ PRATİK BİLGİLER

Önemli bilgiler:

* Islak saçı taramak için muhakkak iri dişli bir tarak kullanın. Uçlardan başlayarak yukarı saç gövdesine doğru tarayın.
* Kuru ve hasar görmüş saçlar ıslakken daha da kırılgandır, bu nedenle yıkarken saçınızı şiddetli bir şekilde ovalamayın.
* Saçı kurutmak için havluyla sarın ve fazla suyu yavaşça sıkın.
Islak saçı asla fırçalamayın, dolaşmış saçları düzeltmek için muhakkak iri dişli tarak kullanın.
* Saçı ültraviyole ışınlarından koruyun.
* Kuru iken saçın iyice fırçalanması yağ bezelerini uyarılmasına yardımcı olur ve kuruluk giderilir.
* Yıkamadan önce saçın fırçalanması kepeği gevşetir.
* Şampuanla yıkadığınız da saçınızı iyice durulayın.
* Fırça ve taraklı haftada bir kez ılık su ve hafif şampuan içeren bir karışıma daldırarak temizleyin. Yarım saat sonra suyla iyice durulayın ve kurumaya bırakın.
Saçınız uçlarda değil yalnız köklerde yağlı ise saç kreminizi yalnız uçlara uygulayın.
* Saçı durulamak için yalnız ılık su kullanın. Çok sıcak su kafa derisini uyarılarak daha fazla yağ üretimine yol açabilir.
* Aşırı fırçalama kafa derisine harekete geçirerek yağ üretimini teşvik edeceği için, saçı aşırı fırçalamaktan kaçının.

18 Mayıs 2010 Salı

SAÇLARLA İLGİLİ BİR KAÇ BİLGİ

saçlar hiç kesilmediği takdirde 70 yaşlarında on metreyi geçebileceği hesaplanmaktadır. Saçın, büyüme hızı ortalama günde 3 mm ile 4 mm'dir. İlk devrelerde saç kıllarının boyu 5 cm'ye yaklaşır. Sonra belirli bir duraklama devresinin akabinde tekrar büyümeye başlar. Her saç kılının büyüme ve duraklama devreleri birbirinden bağımsız olduğu için bir kıl büyürken diğer kıl dökülebilir. Yeni doğan bebeklerde bütün kıllar aynı devrede bulunur. Bu sebeple 2-3 haftalık bebeklerde aniden saç dökülmesi görülür. 6 aydan sonra saçlar yetişkinlerin saç düzenine uyar.
Erkeklerde saçların dökülmesi alnın iki yanında ve tepede olur. Kadınlarda ise dökülme, saçların seyrekleşmesi şeklinde kendini gösterir.
Yaş, ırk, irsi ve hormonların durumuna göre değişik saç şekilleri meydana gelir. Japon, Çin ve Kızılderili ırklarda fazla saç dökülmesi olmaz.
Saç ağarması, saça renk veren pigment boya maddesinin azalmasından ileri gelir. Üzüntülü bir halde saçların birden beyazlaşması renk değişiminden olmayıp, siyah kılların dökülmesi ve daha dayanıklı beyaz saçların kalmasından ileri gelir.
Saçların dökülmesine, doğrudan saçlarla ilgili mikrobik hastalıklar sebep olabildiği gibi vitaminsizlik, açlık, şeker hastalığı, akut, hormon bozukluğu gibi, bünyedeki herhangi bir rahatsızlık da sebep olabilir. Kellik, saçkıran, kepek, dazlaklık belli başlı saç hastalıklarıdır.
Kellik denen saç hastalığı, bir mantar enfeksiyonu olup, yeniden çıkmayacak şekilde saçları döker. Kanser ilaçları kullanımı da yeniden çıkmak üzere saçların dökülmesine sebep olabilir.

Kaynak: Rehber Ansiklopedisi

11 Mayıs 2010 Salı

Saçı kıvırcık yapmanın ayrıntıları


Kıvır kıvırcık görünen saçların havasından bahsetmeye gerek olmadığını düşünüyorum dostlarım. İster açık kendi haline bırakın, isterseniz toplayın, hangi şekilde olursa olsun kıvırcık saçlar her zaman havana hava katar.

Peki saçlarınızı kıvırcık yapmak için ne yapmanız gerektiğini biliyor musunuz? O halde öğrenmemiz şart

Kıvırcık saçlar ve Güzel bukleler

Buklelerin havalı ve esnek olabilmesi için saçın…
- Sağlıklı olması; yani yeterince beslenmiş olması gerekir. Çünkü sebum uzun saçı en uç noktasına kadar besleyemez. Bu nedenle her yıkamadan sonra saç tipine uygun bir bakım ürünüyle saçınıza bakım yapılması gerekir. Saça dipten uca kadar yapılacak bu bakım sayesinde kırıklar da önlenebilecektir.
- Doğru kesimli olması gerekir. Saç ne kadar kısaysa o kadar fazla kıvrılacaktır. Bu nedenle bukleler için isteğiniz doğrultusunda bir kesim yaptırmanız da lazım.

Boyun eğen saçlar

Kıvırcık saçların beslenmesi ve yıpratıcı dış etkenlerden korunması gerekir. Saçlar kurumuşsa canlılığını yitirir ve istenmeyen şekilde, düzensiz kıvırcıklar haline dönüşür. Her ihtiyaç için muhteşem ürünler çözüm sağlamaktadır:
- Nemli ortamlarda saçınız istenmeyen şekilde kıvrılıyor mu? Gündüz kremleri gibi derinlemesine işleyen bir serum kullanın. Bukleleri ağırlaştıran yağlı ürünlerden kaçının.
- Kıvırcıklarınız düzensiz mi? Ayaklanan buklelerinizi “styling” yani şekillendirme ürünleriyle alt edebilirsiniz.
- Kıvırcıklarınız hafifliklerini mi yitirmiş? Onlara hafifliklerini tekrar kazandıracak bir güç vermek için nemlendirici bir ürün kullanın ama fazla ağır sabitleyicilerden kaçının.
- Kıvırcıklarınız havalı değil mi? Defrize edici bir jel yardımıyla saçınızdaki kırıkları iyice düzeltin bigosu bulunmayan fönleri hiçbir zaman kullanmayın. Bu tip fönler kıvırcıkların tüm esnekliğini yok eder.

Ekspres bakım

Saçınızı duşta ıslatın, bir havluyla kurulayın, hafif bir masajla saç şekillendirme ürününü hemen uygulayın. Saçınız çok kıvırcıksa onları fırçalamayın ve sakın bigosuz bir fön kullanmayın. Saçınıza canlılık ve parlaklık kazandırmak için bir serum da kullanabilirsiniz.
Kıvırcık saçlar kuru oldukları için genellikle cansız ve sönük görünür. Bu nedenle doğru hareket şampuan uygulamasından sonra yapılacak bir bakımdır. Sirkeli suyla durulama yaparak saça canlılığı yeniden kazandırılabilir. Bunların dışında şekillendirme ürünleri de kırıkları düzelterek saça canlılık kazandırır.

6 Mayıs 2010 Perşembe

Saç Ucu ve Kırıklar Sorunu !!!





Saç kırılmasında en önemli etken saçın nemini kaybetmesidir. Gerekli miktarda su bulunmaması halinde saç teli elastikiyetini kaybeder ve zayıflar.

Sağlığını kaybeden saç teli ise kopar.

Kırılma olayı saç telinin incelmesi ve kopması şeklinde olur. Uygun ürünler kullanılmadığı taktirde saç kestirilse dahi kırılma devam edebilir. Dolayısıyla kırılmaya eğimli saçın öncelikle nem ve protein ihtiyacı giderilmelidir.

Saçlar en çok taranırken, fön-maşa gibi ısı yardımıyla saça şekil verilirken kırılmaya maruz kalır.

Kırıkları önlemek için saçların nemliyken geniş dişli taraklarla taranması, taramaya saçın uçlarından başlanarak açıldıkça yavaş yavaş yukarı doğru çıkılması tavsiye edilir.

Kırıkları azaltmak saçları güçlendirmekten geçer. Bunun dışında özel saç bakım kremleri kırık uçları onarır. Bunun için saç tipine göre çeşitlendirilmiş ürünlerden saç tipinize uygun olanı tercih edebilirsiniz.